30 Ocak 2007 Salı

Ana Babaya Öğretmenden Mektup

Anne babalar kendi sorumluluklarını okula ve öğretmene yükleme kandırmacılığından kendilerini kurtarmalıdır.
Arabamıza gösterdiğimiz itinayı lütfen çocuklarımızdan esirgemeyelim


Kişisel gelişimle ilgilenenler Abraham Lincoln'un çocuğunun öğretmenine yazdığı mektubu çok iyi bilirler.
Abraham bu mektubu takriben 150 yıl önceki okullar ve öğretmenlerin asli vazifelerinin insan unsuruna verdikleri değerin eğitim olduğu; hatta ve hatta daha 30-40 yıl önceki benim yokluk içindeki okulum ve öğretmenlerimin idealini kaybetmedikleri, kitle eğitimin tıpkı baskı insan tipi yetiştirmediği, bireye varlığından dolayı değer verildiği anlayışın hâkim olduğu zamanlarda bu mektubun muhatabı öğretmendi.
Fakat bence durum çok farklı ve bir o kadar da dramatik.
Ben bu mektubun orijinaline dokunmadan sadece muhatabını değiştirerek siz muhterem kardeşlerime duyurmak istiyorum.

24 Aralık 2006 Pazar

Kaybetme Riskinin Pozitif Etkileri

Olumsuz olaylara pozitif bir yaklaşım

Canlı insanlar değişiklik korkuları farklı şekillerde başa çıkarlar.
Cesaret, korku bulunmaması anlamına gelmez, cesaret korkuya rağmen o eylemde bulunmaktır.
Bilinmeyene ve geleceğe doğru, korkunun doğurduğu dirence rağmen hareket etmektir.
Bu aşamada ruhsal tekâmül ve dolayısıyla da SEVGİ daima cesaret ister ve RİSK içerir.

7 Aralık 2006 Perşembe

Gerçek Mutluluk (Şefkat)

Mutlu olmak zannedildiği gibi çevre şartlarına değil, bizim tutumumuza bağlıdır

Gerçek Mutluluk Üzerine Bir İnceleme

Hayatımı anlamlı kılan nedir?

Hepimiz hayatta daha iyi bir şey arıyoruz.
Bu nedenle hayatımızın gerçek yönü mutluluğa doğrudur. 
“Mutluluğa ulaşmanın zihnin eğitilmesiyle başarılabileceğine inanıyorum.” 
“Mutluluğu aramak sadece o kişiye değil aynı zamanda ailesine ve daha geniş anlamda topluma da yararlar sağlar.”
“Esas önemli olan nokta mutluluğun dış etkenlerden çok kişinin zihinsel tutumuyla belirlendiğini göstermektedir.”

28 Kasım 2006 Salı

Hayat Zordur! 2

Bazen saadetten felaket çıkabileceği gibi; felaketten dahi saadet çıkabilir

Fiziksel bir acı içinde olduğumuzda, ne dereceye kadar acı çekebileceğimiz konusunda tutumumuzun ve zihinsel yapımızın son derece etkili olduğuna hiç şüphe yoktur.

Örnek olarak diyelim ki, biri inşaat işçisi, diğeri konser piyanisti olan iki kişi, aynı şekilde parmaklarının yaralanmalarından dolayı acı çekmektedirler.
Her ne kadar, fiziksel acının miktarı her iki kişi için aynı olsa da, inşaat işçisi çok az acı çeker ve gerçekte bu yaralanmadan dolayı bir ay ücretli izin aldığı için sevinir, ama aynı yaralanma, piyano çalmayı hayat sevincinin ana kaynağı olarak gören piyaniste büyük acı verir.

Hayat Zordur!

Acı veren şeyler öğreticidir

Bir arkadaşımızın aşağıdaki doktorlara sorduğu ve cevap alamadığı konu hakkında kendi çapımda yapmış olduğum psikolojik araştırmalarımdan çok az bir bölümünü yazmayı uygun gördüm.
Umarım herkese yeni bir ufuk kazandırır.

"Ameliyatın ertesi günü doktorlarımızdan birine, bize bu karamsar tabloyu çizdikten sonra bir soru sordum:
'Biz hasta yakınlarının bu durumla baş etmelerine yardımcı olacak, hastaya destek olma, hastanın moral ve motivasyonunu yüksek tutma konusunda fikir ve bilgi verecek kitap, broşür, web sitesi vs var mı?' Bana 'bir araştırayım' dedi, hala araştırıyor."